15 Ocak 2012 Pazar

Langstroth Kovanı Açtık

Hobi arıcılığına girmeme Yardımcı olan Mark ile bugün bana verdiği kovanı açtık. Üstteki dalaklara bakılırsa hayvanların bal yapacak yeri kalmamış. 5 Çerçeve bal çıkardık. Sadece bir tanesinde bir kaç erkek yavru vardı.
Bal çerçevesi henüz sırlanmamış.



Arıları dumanladıktan sonra uysallaşıyorlar.

Buradaki probleme bir bakın. Üst kapak tamamen açık. Bu da kovanın ısısını tamamen alıp götürüyor. Ticari yöntemler yüzünden arılar neye uğradığını şaşırıyor. Varrova gibi zararlıların her zaman ortalıkta bulunduğu bir kovanda 34C sıcaklıkta gelişemediklerini düşünecek olursak problemin boyutları daha da çok ortaya çıkıyor.

Her şeye rağmen kendi hallerinde takılıyorlar.
Bir arı için evinin sıcaklığı ve kendine has kokusu en önemli şeylerdir. Zaten kendi hallerine bırakılsa, ördükleri peteklerin düzeni ile hem ısıyı optimum tutacaklar hemde kışın en iyi korumayı sağlayacak ve fazla zaiyat vermeden kışı geçirecektir. Ama yok biz ne yapıyoruz, milyonlarca yıldır kurdukları düzeni hiçe sayarak kendi oluşturduğumuz düzeni dayatıyoruz sebebi de bizim balda gözümüz olması.

Şu peteklerin düzenine hastayım

Kovanın nüfusu az sanırım.
Kovanı iki katlı bıraktığımız ve ek kat çıkmadığımız için kovanın nüfusu az. Umarım kışlama için sayıları yeterli olur.

Balı doldurulmuş, fazla nemi uçurulmuş ve kapağı kapatılmış (sırlanmış) petekler.
Mark'ın bana verdiği kovandan 5 çıta bal çıkardık. Sağdıktan sonra yaklaşık 10 litre civarı bal oldu. Peteklere zarar gelmediği için, boş petekler tekrar arılara geri verildi. Böylece arılar bu boş peteklere ya bal koyacaklar yada ana arı yumurta bırakacak. Kovan da kraliçe teli yok.
Bu bırakılan delikleri karşı tarafa kolayca geçmek için kullanıyorlar.

İşçi arı gözleri
O kadar bakmamıza rağmen ana arıyı bu sefer göremedik. Ama kovanda yeni yumurta olması, polen gelmesi bunun göstergesi. Bir kaç gün boyunca polen akışını kontrol edip ana arının varlığından %99 emin olmak gerekiyor.
Örülen peteklerin en ve boy farkları.
Bir kovanda işçi, erkek ve kraliçe olacak yumurtalar farklı boyutlarda peteklere konur. Ortalarda görünen düz kapaklı petekler işçi arılar için. Kapağı hafif şişkin ve diğerlerinden hafif geniş olan petekler erkek arılar için.
İşçi arı gözlerini dünyaya açarken. Tam ortada.

Ortadaki geniş ağızlı çıkıntı kraliçe üretmek için. Yapılmış ama kullanılmamış.

Bal dolu petekler.

Kovanın iç görüntüsü. Kirli olduğuna bakmayın, onlar propolis.
Avustralya da kovanlar belli zamanlarda bir merkeze gönderilip gamma ışınlarına tutularak radyasyon veriliyor ve böylece kovanların parazit veya bakteri barındırmasının önüne geçiliyor. Avustralya da ayrıca varroa zararlısı yok fakat bilim adamları yakın gelecek te kesinlikle geleceğini söylüyorlar.
Yarım dolu petek.

Ev yapımı peteklerden balı çıkartmak için kullanılan santrifüj aleti.
Peteklerden bal çıkartırken, önce peteklerin kapakları sıcak bir bıçakla kesiliyor. Daha sonra bu makineye ikişerli olarak yerleştirilip makine çalıştırılıyor. Merkez-kaç kuvveti ile bal petekten ayrılıp içteki kazanın duvarlarına yapışıyor ve aşağıya doğru akıyor. Bu işleme soğuk-sağma (cold extraction) deniyor. Yanında ki musluktan altındaki bir kaba bal boşalıyor. Yukarıdaki makine Mark'ın bir arkadaşı tarafından yapılmış. Tamemen el yapımı.

Kapaktaki dalaklar.
Bu kapaktaki petekler koloninin büyümesi sonucu yer kalmayınca yapılmış. Bal stok etmek amaçlı olduğu için hemen hemen aynı boydalar. Bunlardan biraz eve aldım. Çocuklar balmumunu çiğnemeye ve balını emmeye bayılıyorlar.
Altına biraz yükseltmek amaçlı  tahta koyduk.
İlkbaharı heyecanla bekliyorum. Hafta sonu benim Üst Çıtalı Karakovana pencere taktım. Pencerenin önüne yalıtım malzemesi ve kapakta yaptım. Kovanın içini balmumu ve linseed yağı ile kapladım. Üst çıtaların bir kısmını da bu karışım ile kapladım fakat bitiremedim. İkinci kovanı yapmak için biraz daha tahta topladım. Birinciyi bir sene kullanıp deneyim yaptıktan sonra ikinciyi yapacağım.

Kolay Gelsin.