27 Şubat 2012 Pazartesi

Karakovanda Son Durum

11 Şubat günü Üst Çıtalı Karakovanıma arıları yerleştirdim. Neredeyse tamamı kuluçka olan 4 çerçeve peteği keserek benim kovanın boyutlarına getirdim ve çıtalara kablo bağlama kelepçeleri ile bağladım. 2 hafta sonra yani 25 Şubat günü tekrar kontrol etmek için açtık. Bu sefer yanımda resimleri çeken bir arkadaşım bulunuyor.
Arılara başlangıç amacıyla bu balmumu kaplı kağıtları veriyoruz.
Yukarıdaki resimde çıtalara başlangıç olsun diye balmumu kaplı 2cm genişliğinde kağıt yapışmış görünüyor. Arıları ilk kovana yerleştirdiğimde bunu yapmadım ama bu kontrolde bunları verip farkı göreceğim.
Duman körüğümüzü yaktık
Duman körüğünü yaktım ve sadece 4 kere kullandım. Hava çok güzel güneşli ve rüzgarsızdı. Arılar hiç benim kontrolüme aldırmadılar.
Ön tarafdan bir miktar duman veriyoruz
Ön tarafdan 2 körük ve giriş deliklerinden 1 körük duman verdim. Bu arıların haberleşmek için çıkardığı kokuları maskeliyor ayrıca arının bal yemesine neden olarak sokmasını engelliyor. Bal yiyen arının karnı dolduğu için bükülüp sokamıyormuş.
Kablo kelepçeleri ile bağlı çıtalar gözüküyor
Sağda görünen alüminyum folyo kovana yalıtım sağlıyor. Ayrıca içerde yükselen sıcak havayı geri yansıtarak kovanda ısı kaybını azaltıyor. Canberra çok kuru bir yer olduğu için herhangi bir buğulanma gözlemlemedim ama daha yaz sayılır, kışın nasıl olacak göreceğiz.
2 haftalık bir petek.
Bu arılar 2 haftada 3 tam petek örmüşler ve yeni petekler kenarlara bağlı değildi. 120 derecelik açı ile gelen yan duvarlar bunu engelliyormuş. Neler olacak göreceğiz ileri ki zamanlarda.
Bu kadarını tehmin etmiyordum, sadece 2 haftada ördüler bunu
Yeni petekler bembeyaz gıcır gıcır, seneye eski petekleri imha edip balmumu olarak kullanacağım ve sanırım 2 senede bir peteklerin tamamının yenilenmesini sağlamak gerekiyor. Yoksa peteklerde hastalık olabilir. Özellikle Amerikan ve Avrupa yavru çürüklüğü hastalığı ile kovanlara dadanan küçük siyah böcekler burada oldukça fazla görünüyormuş. Varroa ise Avustralya'da henüz yok (kulağa kurşun, tahtaya vuralım) ama bilim adamları yakında gelir diyorlar. Bu yüzden alternatif polenleme yapacak teknikler ve böcekler üzerine araştırma yapıyorlar.
Aradan bir geçiş yoluda bırakmışlar.
Bu arıları oturup saatlerce seyretmek istiyorum ama tabii kendi hallerine bırakıp saygı göstermekte yarar var.
Yakın çekim 
Sanırım kovanda belli bir açlık var, göründüğü gibi arıların kafaları peteklerin içinde. Sanırım besleme metodunu değiştirmem gerek.
Petekler yavaş yavaş dolmaya başlamış
Peteklerin bazıları yarım dolu idi. Hiç sırlanmış petek de yok tabii tüm balı hem yavrular hemde yeni petek örmek için kullandılar.
Buda eski petek
Bu yukarıdaki petek aslında geldikleri kutunun tavanında yeni örülmüş minik bir petekti, ziyan olmasın diye onuda kesip çıtaya monte etmiştim ve sağolsunlar büyütüp geliştirmişler.
Yanda yapışık yerleri bıçak ile kesmek gerekiyor.
Bir ekmek bıçağı ile yan taraflara yapıştırılmış petekler kesiliyor.
Nerede bu Kraliçe?
Kraliçeyi bulmak da bir diğer önemli mesele. Varlığından haberdar olmak gerekiyor.
Biraz yan yapmış peteği düzeltiyorum
Yanlara doğru bel vermiş petekleri elle düzeltip çıtalara bastırıyoruz. Arılara düz petek örmelerini söylüyoruz yani.
Diğer peteklere doğru devam
Yukarıdaki giriş deliklerini normalde şişe mantarı ile kapatıyorum. Esas giriş yan tarafta çitlere bakıyor. En rüzgar almayan yön çit tarafı.
Biraz duman verelim
Bir kez daha duman veriyorum ve bu son oluyor. Zaten körüğün içindeki çam iğneleri de yanıp bitti.
Geleceğin arıları bu petekler altında yatıyor
Kovanın tamamının kuluçka olması en geç 2 hafta içinde kovan mevcudunun üçe katlanacağını gösteriyor.
Eski peteklerden biri. Soldaki tele dikkat.
Koloni genç ve sezon sonuna yakın kovana girdikleri için polen ve nektar akışından nasiplerini alamadılar. dolayısı ile kıçlama için yeterli balları yok. Bu durumda besleme şart.
Neredeyse kovanın tamamı kuluçka

Yakın çekim

2 Haftada 3 tam petek örmüşler

Bu yeni petekler çıtalara direk örülmüş, başlangıç için balmumu bile yoktu.

Yeni peteklerin tamamı boştu. Şimdi bunları 2:1 oranında besleyip doldurmalarını sağlayacağım.

Mühendislik harikası

Vızır vızır çalışıyorlar.

Dikkatlice çekerek diğer çıtaya geçiyoruz.
Kovanın hiç bir yerinde propolis görmedim. Tabii hayvancıklar petek örme ile meşguldü ve zaten propolis toplamak için sıcaklıklar hiç yeterli olmadı.
Ve işte saygıdeğer Kraliçemiz
Nihayet kraliçeyi bulduk. içim rahatladı. Pek yumurta görememiştim ama kraliçe varsa devamı gelir düşüncesindeyim. Sonbahar sonuna kadar mevcutları çoğalıp kışa güçlü girerlerse ve yeterli balları olursa problem olmayacak.
Işık sevmediği için saklanıyor.

Kaçtı artık görünmüyor.
Ellerimin bu kontrol boyunca çıplak olduğunu görüyorsunuz. Eğer soracak olursanız söyleyeyim, hiç sokulmadım. Arılar çok sakindiler.
Bu arada işçiler bir Ana arı memesi yapmışlar.
Birde ana arı memesine rastladım. İçine bakmayı unuttum larva varmı diye ama sanırım bunu kraliçeye bir uyarı olması açısından işçi arılar yapmışlar. Yumurta görmemiş olmam ve memenin varlığı biraz rahatsız edici aslında. 2 hafta sonra tekrar kontrol edeceğim ve durumu o zaman daha iyi kavrayabilirim.
İşimiz bitti kapadık.
İşimizi bitirip kovanı kapadık.
Kovanın önden görünüşü.

Giriş delikleri yakın çekim.
Giriş deliklerinden bir kaç yakın çekim yapıp arılarımızı rahat bıraktık.
Kovanın arkası. Bu iki demir çıtaları asmak için.
Kovanın arkasındaki bu iki demir kontroller sırasında kovanda çıtaları çekecek yer yoksa, çıtayı asmak için yapıldı.

İşte böyle, ilk kovan kontrolümü başarı ile gerçekleştirdim. Yada en azından ben öyle sanıyorum :-). 2 hafta sonra tekrar açıp bakacağım. Bir türlü yazın gelmediği Canberra'da sonbahara doğru yaklaşıyoruz. Arıları istedikleri kadar besleyip kovanın arkasını naylon ile kaplayacağım ki rüzgardan korunsun. Isı kaybının en büyük nedenlerinden bir rüzgar. Geriye kalanını arılar halledecek.

2 hafta sonraki kontrolde video çekmeyi düşünüyoruz. Eğer güzel bir çekim olursa burada yayınlayacağım.