14 Mart 2012 Çarşamba

Yoğun bir hafta sonu olacak

Peynir
Pazar günü evde ilk peynir yapma kursumu veriyorum. Yumuşak ve taze peynirler ile başlayacağız. 6 kişilik kontenjan belirledim şimdilik. Tam gün olacak bu kursda Beyaz Peynir, Lor, Hellim, Camembert, Çerkez gibi bir günde çıkartabileceğimiz peynirleri seçtim. Hemen hemen her şey hazır.

Aynı zamanda dolapta bekleyen Comte ve Swiss tarzı peynirlerin de yıkanmasına başlıyorum (Biraz geç kaldım ama olsun). Micrococci ve B. Linen ile yıkanacak bu peynirlerin sonuçlarını çok merak ediyorum.

Delikli peynirin doymuş salamurada 24 saat beklemesi ile P. Shermanii bakterisinin bu kadar tuzla nasıl iş göreceğini tartışıyorduk ve sonuçlar oldukça memnuniyet verici diyebilirim. Yaklaşık 38 litre süt ile çalıştığım bu peynir gözle görülür bir şekilde şişti. Daha önce yaptığım delikli peynirler de bu kadar şişme olmamıştı ama onlar zaten 10 litre süt ile çalışılmış küçük peynirlerdi. Peynir küçük olunca şişme de az oluyor. Bundan sonra sert peynirler de en az 30 litre süt kullanma kararı aldım.

Geçen hafta tekrar beyaz peynir yapıp salamurasında makrobiyotik deniz tuzu kullandım. %8 oranında hazırladığım salamura ve bu deniz tuzu bakalım nasıl sonuç verecek. Ayrıca Kefir-termo ve mezofilik kültürleri yarı yarıya karıştırarak %2 oranında süte eklemiştim. Kalıplarda bir gün süzüldükten sonra salamuraya yatırdım. Son süzülme de pH 5.1 olmuştu ve salamurayı pH 4 olarak hazırladım. 3 litre salamuraya bir kaç damla da Kalsiyum Kılorit ekledim. Peynirler şu anda mutlu gözüküyorlar. Erime veya şekil bozulması yok.

Makrobiyotik tuz denizden doğal olarak üretilmiş ve içinde pek çok mineral ile kalsiyum ve magnezyum tuzlarını barındıran komplex bir tuz. Rafine sofra tuzu ile karşılaştırıldığında çok daha sağlıklı. Zaten rafine sofra tuzunun içinde bulunan koruyucu katkı maddelerinin sağlığa yararından fazla zararı var. Şimdi 25 kiloluk  doğal deniz tuzunu nereden bulurum diye bakmaya başladım.

Diğer dolabımda ise eciş bücüş olmuş 6 camembert var. Terleme kutusunu yan koyunca kayan peynirler birbirlerini biraz ezmişler. Henüz beyaz küf çok az görünüyor fakat biraz ortam soğuk olduğu için yavaş gelişeceklerdir.

Buzlukta da lor miktarı oldukça çoğaldı. Yer açmak adına bunları poğaça ve börek olarak değerlendirmek lazım. Ayrıca bizim gürcü köylerinde kahvaltı amaçlı lor, tereyağı ve yumurtanın beraber pişirildiği bir tarif var ki gün içi protein ve enerji ihtiyacınızı bir kerede karşılar.

Bahçe
Bahçede ki işleri tamamı ile bitirdim. 5 senemizi aldı ama sonuç güzel oldu :-)). Sebze bahçem tamamı ile değişti. 40 santim yüksekliğinde ve 5 santim kalınlığında iron-bark denilen bir kereste kullanarak 1,5 metreye 2 metre genişliğinde üç adet ve 1,5 metreye 1,5 metre genişliğinde bir adet kutu yaptım. İçlerini mantar yetiştirmede kullanılmış saman ve tavuk gübresinden oluşan bir tür kompost ile doldurdum. Mushroom-compost olarak satılan bu artık ürün, sebzeler için oldukça verimli bir toprak haline geliyor.

Bu kış bezelye yetiştirip topladıktan sonra kalan bezelye sarmaşıklarını toprağa yatırarak malç yapıcam. Besin açısından zengin olan bezelye toprağı besleyecek ve üzerinde domatesler gelecek sezon nefis biçimde yetişecek. Geçtiğimiz sezon durmayan yağmurlar ile bahçemizin bir kaç kez taşması ve tüm domates, biber, kabak, patlıcan ürünümüzü yok etmesi inşallah bu kutular ile önlenmiş olacak. Burada tek yapmam gereken sulama sistemini yeniden kurmak. Kutuları yapınca damlalıklı sulama sistemini kaldırmak zorunda kaldım. Bahçede ayrıca kendi kendine çıkan bal kabakları tam 8 tane verdi, bunları çorba, tatlı olarak değerlendireceğiz.

Arılar
Cumartesi günü hava iyi olursa ÜÇK'da ki arıların kış izolasyonu ile ilgilenicem. Üst çıtaları ortaya çekip yanlara izole malzemesi koyarak kışı rahat geçirmelerini sağlamak gerek. Bu arada ikinci bir ÜÇK daha yaptım ve bunu önümüzdeki bahar oğul yakalama da kullanacağım. Başarılı olursam bunu bir arkadaşıma hediye edeceğim. Bu kovan da tamamı ile artık tahtalardan yapıldı ve vidalar haricinde hiç bir masrafı olmadı. Çevre dostu kovan diyebiliriz. Bizim evin yakınlarındaki inşaatlar devam ettikçe tahta bulma sorunum olmayacak sanırım.

Langstroth kovanımda ise çok  büyük değişiklikler olacak. İki adet langstroth kutu ve 6 adet çerçeve ısmarlamıştım. Bunlar geldi ve monte edildi. Boyayıp bekleteceğim ve benim harap durumdaki kutular ile değiştireceğim. Eski kutuları da zaman içinde tamir etmeye çalışacağım. Ticari kovanıma warre usulü bir quilt-box ve çatı yapacağım. Nemi çekip alacak bu kutu kovanın hava şartlarına daha iyi uyum sağlamasına yarayacak. Ortam nemi düşük olmasına rağmen  kovan içi nem %95'lere kadar çıkıyor.  Ayrıca kovandaki petekleri değiştirmek için Biobee forumlarında güzel bir yöntem buldum. Doğal olarak petek örmelerine yardımcı olmak için:

  • Yeni çerçeveleri horizontal olarak 15 kiloya dayanıklı misina ile bağla. Vertikal bağlanırsa arılar bunu kopartıyormuş. Çelik tel yerine misina yani. 
  • Üstteki çıtaya balmumu ile ince bir şerit başlangıç çek.
  • Bir petekli çerçeve, bir boş olarak arılara ver. Arada bir kontrol ederek nasıl petek ördüklerine bakmak gerekiyor. Nadir durumlarda çapraz gidip yan peteğe bağlayabiliyorlar.
  • Isırgan otlu şurup ile sezon başında besle. Bu hızlı petek örmelerine neden oluyor.
  • Yeni petekler örülünce eskileri çekip yeni boşları ver.
  • Sezon sonunda tüm çerçeveler doğal örülmüş petek oluyor. O sezon tabii bal hasadı az oluyor. Ama tüm petekler doğal peteğe dönmüş oluyor.
Böylece ticari kovanda doğal yöntemlerle arıcılık yapılmış olacak. Organik arıcılıkda da doğal yöntemlere geçiş bir sene sürüyor zaten. Temel petek kullanmak istemediğim için bu yöntemi deneyerek arıların kendi peteklerini istedikleri ebatlarda örmelerini sağlayacağım. Ondan sonra her iki senede bir bu yöntem ile petekleri yenileyeceğim.

İşte sevgili okuyucum, bu hafta sonunun yoğunluğu. Yoğunluk olsa da yaparken mutluluk veren işler olduğu için yormuyor. Dua edeyim de havalar düzgün olsun, sonbahara resmen girdiğimiz için sıcaklıklar düşmeye başladı fakat çok istikrarsız bir hava.

Kolay Gelsin.