20 Kasım 2013 Çarşamba

Sürdürülebilir Arıcılık için ne yapmamız gerekir

Daha önce sürdürülebilir arıcılık hakkında yazdığım yazıların çok uzun olduğunu düşünenler çıkmıştı. Bir kaç maddede size bu işin aslında ne kadar kolay olacağını anlatmak isterim.

Sanıyoruz ki bu iş çok zor yada çok fazla zaman ve para gerektiriyor. Bazı problemlerin aslında çok basit çözümleri var fakat gözümüz o kadar bulandırılmış ki, gerçeği görmek bizim için çok zor hale gelmiş. Gözünüzü açın artık.

İlaçlamayı kesin
Sürdürülebilir bir sistemin gelişip devam etmesi ancak dışarıdan yapılan müdahelenin kesilmesi ile olur. Kovanlarınız da yapılan tüm ilaçlamayı kesin. Tabii ki yıllardan beri ilaçlarla ayakta duran arılar ölecektir. Onların zaten yaşamamaları gerekiyordu. Hayatta kalan kolonilerden bölerek çoğaltarak tekrar arılığınızı ayağa kaldırabilirsiniz ve uzun vadede bu size daha fazla yarar.

2-      Temiz balmumu kullanın
Temel petek üreticilerinden aldığınız temel petekler acaba ne kadar antibiyotik ve böcek ilacı bulunduruyor? Kolonilerinize iyilikten fazla kötülük mü ediyorsunuz acaba? Temiz balmumu bulmak kolay değil ama illaki kullanacaksanız arayıp bulmanız gerekiyor.

3-      Doğal petek kullanın
Arıların petek boyutlarını kendi ihtiyaçlarına göre belirlediğini biliyoruz. Şimdiki ticari arıların aslında normalden daha büyük olduğunu ve kullandığımız temel petek ile bu konuda onlara daha büyük zarar verdiğimizi görüyorsunuz. Arı kendi peteğini örer. İster erkek arı peteği örer, ister işçi arı peteği. Bizim bunu değiştirmemiz koloninin dengelerini alt üst eder. Doğal peteğe başladığımız da arılar da hem kendi orjinal boyutlarına geri döner, hemde ilaçlarla, antibiyotiklerle yüklü peteklerden kurtulur. Doğal petek varroa için de bir çözümdür.

4-      Doğal yiyecek kullanın
Arı bal ve polen yer. Soya fasülyesi proteini ve şekerli su arıya sürekli McDonald’s yedirmek gibi bir şeydir. McDonald’s yiyen arıdan ancak çakma bal çıkar. Hasat zamanında arıya kış için yeterli bal bırakmıyorsanız terbiyesizliğin dik alasını yapıyorsunuz demektir. Arı bütün ilkbahar ve yaz sezonunda çalışıyor. Kendi yiyemeyeceği balı kış zamanında diğer arıların tüketebilmesi için depoluyor. Siz bunu çalmakla yetinmeyip birde üstüne soya proteini ve şekerli su veriyorsunuz ve sonra arıcıyım diye geçiniyorsunuz. Oldu mu?

Ancak yukarıda anlatılanlar yapılırsa arı kolonisi hayatını sürdürebilir ve yediğimiz bal doğal ve besleyici nitelikleri tam olarak üretilir. Yoksa kilolarca çakma bal yesek bile hiç bir işe yaramaz.

İşte bu kadar basit sevgili okuyucu.