16 Haziran 2015 Salı

Şehirde sürdürülebilir yaşam

Bu işin iki yöntemi var. Birincisi tamamen şehir hayatından kopmak ve kırsala göçmek. İkincisi ise şehirde sürdürülebilir olmak. Bu iki seçeneğin parametreleri çok farklı. Şehirde ekip biçeyim derseniz bu füzyon oluyor. 

Şehir hayatında ve hele apartmanda yaşıyorsanız yapılacak şeylerin kısıtlı olduğunu düşünür herkes ama aslında bu kısıtlılık olgusu daha yaratıcı olmamızı da sağlar. Kapalı devre bir sistem olduğu için de daha fazla kontrol imkanımız var.

Öncelikle hayatımızda ki fazlalıklardan kurtulmak lazım. Bunun için:

Para ve enerji harcadığınız her şeyin bir listesini yapın.
1.       Telefon
2.       İnternet
3.       Elektrik
4.       Arabam, benzin, bakım
5.       Mahmut ve Serdar
6.       Kira
7.       Akbil
8.       Sinema (Haftada bir)
9.       Facebook
10.   Sigara

Sonra gelir kaynaklarınızı listeleyin.
1.       İşim
2.       İnternette sattığım el işleri
3.       Özel ders verdiğim çocuklar
4.       Yaptığım web siteleri
5.       Google reklam gelirleri

Sonra borçlarınızı listeleyin.
1.       Kredi kartı borcu.
2.       Bakkala borç.
3.       Manava borç.
4.       Arabanın taksidi.

Şimdi gelirlerinizi arttırırken giderleri nasıl kısarım diye düşünün.
1.       Blogumda daha sık ve belirli günlerde yazarak hitleri arttırmak.
2.       Evin telefon hattını keseyim nasıl olsa cep var.
3.       Cep için ucuz servis sağlayıcıya geçeyim.
4.       Mahmut ve Serdar’a ayırdığım zamanı kısayım.
5.       El işlerini arttırmak için halamları kullanayım.
6.       Özel derslerin daha fazla reklamını yapayım.
7.       Evdeki elektrikli aletleri kapatayım.
8.       Telefonumu iş yerinde şarj edeyim.
9.       Facebook’da harcadığım zamanı kısıtlayayım, bundan sonra günde yarım saat en fazla!
10.   Özgeçmişimi yenileyip başka bir yerde ve biraz daha fazla maaşla iş bakayım.
11.   İş bulma şansımı arttırmak için ne öğrenmeliyim? Hangi insanlarla tanışmalıyım? Hangi ortamlara girmeliyim? Araştırayım.
12.   Kendime nasıl yatırım yaparım. Bu yatırımı nasıl geri alırım.
13.   Zam isteyeyim.
14.   Daha başka nasıl para kazanabilirim. Hafta sonu ek iş veya geceleri (sürekli değil, belli bir süre için yada kredi kartlarının borçları bitene kadar)
15.   Kredi kartlarını yırtıp atıyorum.
16.   Her ay maaşımın ne kadarını bir kenara ayırabilirim?
17.   Sigarayı bırakıyorum.

Görüldüğü gibi şehirde sürdürülebilir yaşamın parametreleri farklı. Bu listelerin yanında eğer apartman bahçesini, terasını veya yakındaki boş bir araziyi ekip biçmek isterseniz, onun içinde yapılacaklar var. Ama unutmayın ki her ekstra “iş” sizin zamanınızı çalar, eğer o işden huzur duymuyorsanız, yaparken zevk almıyorsanız, çıktıları sizi beslemiyorsa veya kariyerinize bir şey katmıyorsa, o işi yapmanın bir anlamı yok; Mahmut ve Serdar’a ayırdığınız vakit gibi.

Apartman dairesinde sürdürülebilir bir hayat için yapabileceklerinize bakalım.

Çıkardığınız çöpün miktarını ölçün. Çöpümüzü organik ve inorganik olarak ayırabilir miyiz? Soyduğun elmanın veya muzun kabuklarını bir saksının dibine gömmek, çöpe atmaktan daha iyidir. Çöpü azaltıp, tekrar kullanılabilir şeyleri değerlendirin veya dağıtın, kartan cam gibi şeyleri de geri dönüştürmek için ayırın.

Mutfakta musluktan akan su, eğer kanalizasyona gidiyorsa ziyan oldu demektir. Diyelim ki bir kaç sebze yıkadınız. Atıl su halen daha bir saksıda işe yarayabilir. Eğer lavabonun altına bir 20 litrelik kova koysanız ve bu suyu toplasanız, balkondaki saksılar sulanabilir.

Lamba da yanan elektrik azaltılabilir mi? Tüm elektrikli aletler kullanılmadığı zamanlarda fişten çekilmeli. Gereksiz ışıklar söndürülmeli. Bu tasarruf sadece faturanıza yansımaz, çevreye de yararı vardır.

Haddinden fazla aldığımız kalori, yağ, protein azaltılabilir mi? Günümüz insanı çok fazla ve gereksiz yemek yiyor. Direk yarıya indirin bence. Böylece harcamalarınız da azalacak. Sağlığınız geri gelecek.

Telefon ve internet daha ucuza başka bir yerden alınabilir mi? Eğer bu servisleri daha ucuza verecek bir yer varsa hemen geçiş yapın.

Hayatımızdaki plastik azaltılabilir mi? Marketlerden alış veriş yaparken kendi torbanızı ve kutunuzu götürün. Evdeki plastikleri azaltın. Cam kavanoz ve şişeleri kullanın. Şehir pazarları veya olabiliyorsa bir çiftçiden direk meyve, sebze ve et almak en güzeli olur. Ambalaj yok, plastik kutu yok, aracı yok. Sen çiftçiyi besleyeceksin ki o da seni beslesin.

Bakkala markete improvize gitmek yerine haftalık liste yapıp bir kere gidin. Tok karnına markete gidin. Listeyi alıp çıkın, avare avare markette gezmeyin. Zaman tasarrufu burada çok daha önemli ama paradan da tasarruf ediyorsunuz.

Bu listeleri yaptığımızda ve öncelikleri belirlediğimizde hayatımız daha da iyi olacaktır. Sonra iki işe birden yarayan şeyleri düşünmek lazım. Örneğin evi ısıtırken çamaşır kurutmak gibi. Örnekler çoğaltılabilir. 

Akıl sağlığımız için de yapılacak şeyler var. Ofisde masanıza bir kaç bitki koyun veya olamıyorsa renkli tablolar koyun. Balkon varsa ve güneş alıyorsa bir kaç saksı sebze yetiştirin. Teras varsa ve boşsa değerlendirin. Ben kiradayım bu yaptıklarım ziyan olacak diye düşünmeyin, sizin akıl sağlığınız bu meditasyonla düzelirken belki sizden sonra geleceklere de bir zemin hazırlamış oluyorsunuz.

Güneş enerjisi deyince herkesin aklına güneş panelleri geliyor ama bu enerjiyi depolamanın başka yolları da var. Birincisi kendi bedeniniz. Zaten güneş ışığına ihtiyacı var. İkincisi balkondaki güneşli yere bir metal kova ile su koyun, ne kadar büyük olursa o kadar iyi, sonra güneş batınca kovayı eve alın. Üçüncüsü odunsu ağaçlar yetiştirmek. Böylece güneşden maksimum şekilde yararlanmış olursunuz.

Bir diğer konu da ev hayvanları. Bence apartman hayatında kedi ve köpeğin yeri yok. Zaten kısıtlı maaşımız ve harcadığımız yerler var. Biz daha maaşı elimize almadan gidiyor. Bir de üstüne ev hayvanı gelirse hem bütçe açılıyor hem de hayvanın akıl sağlığı bozuluyor çünkü sosyalleşme zamanı kısıtlı. Sokaktaki kedi köpeği besleyip aynı mutluluğu yaşamak daha sürdürülebilir bence.

Araba yerine toplu taşımayı tercih edin, bir kitap da yanınıza aldınız mı değmeyin keyfe. Araba kullansan hem benzin yakacaksın, hem fiziksel güç harcayacaksın hemde akıl sağlığın bozulacak.

Yakınlarda boş bir arazi varsa meyve sebze yetiştirin. Bırakın isteyen alıp yesin. Benim en fazla haz duyduğum yöntem bu. Şimdi büyük bir araziyi ağaçlandırmaya çalışıyorum. Bomboş bir yer. Bir kaç meyve ağacı olsa hem arılarıma iyi olur hem de gelen geçen sebeplenir.

Arıdan bahsetmişken, eğer yeşilliğin, ağaç ve bahçelerin fazla olduğu bir yerde yaşıyorsanız, teras ya da balkonunuza bir arı kovanı koyun. 

Evde ekmek yapabilirsiniz. Tabii yoğun iş temposunda size en iyi yoğrulmayan ekmek tarifi gider. Uzun uzadıya yoğrulan ekmekler size yaramaz.

Pazarda meyve ve sebzeyi mevsiminde ucuzken alıp konserve, meyve suyu gibi şeyleri evde yapabilirsiniz.

Evde yoğurt yapabilirsiniz. Tek ihtiyacınız olan şey sıcaklığı koruyacak bir battaniye.  

Şehir hayatını bir sistem olarak ele alırsak ve bu sistemin girdi ve çıktılarını çok iyi bilirsek, sürdürülebilir bir şehir hayatına doğru adım atmış oluruz. Şehir hayatı bir çiftlik hayatından farklı girdi ve çıktılarla çalışıyor. Bunun farkına varıp planı ona göre yapmak lazım.